Bisikletin içinden
gelen bir usta.
Gösterişten uzak, anlaşılır ve bisikletin gerçek ihtiyacına odaklanan bağımsız bir servis yaklaşımı.

Bir bisikleti tanımak, onu dinlemekle başlar.
Bisiklet benim için ulaşım masrafından kurtulmak için başlayan, zamanla özgürlüğe, disipline ve sürekli gelişime dönüşen bir yolculuk oldu.
Bisikletle olan yolculuğum 1 Haziran 2012 tarihinde başladı. O dönemde tek düşüncem, işe gidip gelirken ulaşım masrafından kurtulmak ve otobüs ya da dolmuş beklememekti. Cebimde bulunan 150 liranın 120 lirasıyla, 24 inç tekerlekli ve çift amortisörlü ilk bisikletimi aldım.
Küçük bir başlangıç,
uzun bir rota.
Bisikletin hayatıma nasıl girdiğini ve beni nerelere taşıdığını kendi cümlelerimle anlatıyorum.
İlk bisiklet ve işe gidip gelme
24 saatlik MTB sürüş denemesi
Ankara–Zonguldak hareket süresi
Uzun mesafe ve performans sürüşleri
Başlangıçta bisiklet benim için yalnızca ekonomik bir ulaşım aracıydı. Fakat kısa süre içinde hayatımın en önemli parçalarından biri hâline geldi.
Bisiklete başladıktan sonra Ankara PAB topluluğuyla, ardından da BGB grubuyla tanıştım. BGB, neşeli ve birbirine bağlı insanlardan oluşan büyük bir aile gibiydi. Grup turlarına katıldıkça hem yeni insanlar tanıdım hem de bisiklet kültürünü daha yakından keşfettim. Bu süreçte Bruce Lee lakaplı Cengizhan ile çok iyi arkadaş olduk ve birlikte uzun sürüşler yapmaya başladık.
O yıllarda sigara içtiğim için sürüşlerde çabuk yoruluyordum. Bisiklette ilerlemek istiyorsam hayatımda bazı şeyleri değiştirmem gerektiğini fark ettim. Önce sigarayı azaltmaya, ardından tamamen bırakmaya karar verdim. Bisiklet yalnızca kondisyonumu değil, yaşam biçimimi de değiştirmeye başlamıştı.
Bir süre sonra bisiklet lisansı aldım ve bisiklet yarışlarının düzenlendiğini öğrendim. İlk yarışıma Hacettepe’de katıldım. Yaklaşık 30 sporcunun yer aldığı yarışı 15. sırada tamamladım. Bu sonuç bana, düzenli çalıştığımda daha iyisini başarabileceğimi gösterdi.
İşe gidip gelirken ulaşıma ve sigaraya harcadığım parayı biriktirerek yaklaşık 500 liraya ulaştım. İlk bisikletimi değiştirip Sedona 611 model bir bisiklet aldım.
Yeni bisikletimle birlikte Cengiz’le ilk uzun yolculuğumuza çıktık. Ankara’dan Zonguldak’a, çantalarımız ve tüm ekipmanlarımızla bisiklet üzerinde gitmeye karar verdik. Mengen civarında şiddetli yağmura yakalandık ve yaklaşık beş saat boyunca yağmur altında pedal çevirdik. Buna rağmen pes etmedik.
Ankara’dan Zonguldak’a uzanan sürüşü 18 saat 50 dakikalık hareket süresi ve yaklaşık üç saatlik molayla, toplam 22 saatte tamamladık. Bu yolculuk bize zor diye bir şey olmadığını; asıl meselenin inanmak, hazırlanmak ve sonuna kadar devam etmek olduğunu öğretti.
Bir süre sonra üç kişilik bir ekip hâline geldik ve CAV Performans ortaya çıktı. BGB adına uzun mesafeli sürüşler yapmaya, şehir değiştirerek performans turları düzenlemeye başladık. Aldığımız önemli kararlardan biri, 24 saatlik MTB sürüş rekoru denemesine çıkmaktı. Bu sürüşte 523 kilometre yol katettik.
BGB ile Marmara Turu’na, İzmir’den Antalya’ya uzanan uzun mesafeli bir yolculuğa ve Çanakkale–Ayvalık arasındaki Ege Turu’na katıldım. Her yeni rota bana farklı bir deneyim, yeni dostluklar ve unutulmaz anılar kazandırdı.
Yarışlara katılmaya devam ettim. Zaman içinde iki kez beşincilik ve bir kez dördüncülük elde ettim. Ancak benim için asıl başarı yalnızca yarış dereceleri değildi. Sigarayı bırakmak, uzun yolları tamamlamak, zor anlarda pes etmemek ve her geçen gün kendimi geliştirmek çok daha değerliydi.
Bugün geriye dönüp baktığımda, işe gidip gelmek için aldığım basit bir bisikletin hayatımı tamamen değiştirdiğini görüyorum. Bisiklet bana özgürlüğü, sabrı, disiplini ve mücadele etmeyi öğretti. Küçük bir başlangıcın, insanı düşündüğünden çok daha uzaklara götürebileceğini gösterdi.
Ben bisiklete yalnızca ulaşım masrafından kurtulmak için başladım. Fakat sonunda yeni şehirler gördüm, yarışlara katıldım, dostluklar kurdum, sınırlarımı aştım ve kendime bambaşka bir yaşam biçimi oluşturdum. Çünkü amaç olmadan yol alınmaz. İnsan gerçekten ister, çalışır ve vazgeçmezse düşündüğünden çok daha uzaklara ulaşabilir.
Neden bağımsız?
Kalabalık bir servis sırasının parçası olmak yerine her bisiklete ayrılan zamanı ve iletişimi korumak için. Önce kontrol, sonra seçenekler, ardından onaylanan işlem.
Birebir iletişim
Problemi doğrudan Vasfi ile konuşursunuz.
Açık bilgi
Gereken ve gerekmeyen işlem ayrılır.
Atölyeden çıkınca rota başlar.



Usta yalnızca tamir etmiyor, sürüyor.
Vasfi’nin güncel sürüşlerini Strava profilinden inceleyebilirsiniz.
Tanışalım mı?
Bisikletinizi ve sürüşünüzü anlatın, birlikte doğru başlangıcı bulalım.
